Kan Uyuşmazlığı Nedir?

Kan Uyuşmazlığı Nedir? Kan Uyuşmazlığı Nasıl Tespit Edilir? Kan Uyuşmazlığı Nasıl Çözüme Ulaşır? Kan Uyuşmazlığı Sonucunda Ne Olur?

0 74

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Kan Uyuşmazlığı Nedir?

Halk arasında kan uyuşmazlığı olarak adlandırılan bu sorun aslında çiftler arasındaki Rh uyuşmazlığıdır. Rh uyuşmazlığı bebek sahibi olmak istendiğinde bazı istenmeyen sonuçlar doğurabilir.

Kan uyuşmazlığı anne adayının Rh(-) kan grubuna, baba adayının ise Rh(+) kan grubuna sahip olması durumudur. Bu durumda çiftler arasında kan uyuşmazlığı oluşur.

Kan uyuşmazlığı olan çiftler ilk kez çocuk sahibi olduğunda çocuğun kan grubu Rh(+) türünde ise bebekte herhangi bir sorun görülmez. Fakat ilk çocuk sahibi olunduğunda bebeğin Rh(+) kan grubu varsa Rh faktörüne karşı annede antikorlar gelişir. Bu antikorlar ise ilk gebelikte çok yavaş hızda olduğu için bebeğe geçmez ve herhangi bir sorun yaratmaz. Asıl sorun bir sonraki gebelikte gerçekleşir. İlk hamilelikte oluşan antikorlar anne kanında hazır konuma gelir ve yeniden hamile kalındığında bebeğe de geçer. İlk gebeliğin ardından gelen diğer gebeliklerde anne kanına antikorlar yerleşir ve Rh(+) kanını bebekte yakalar. Böylelikle de kırmızı kan hücreleri yok olmaya başlar.

Yani kısacası ilk gebelikten sonra ikinci kez hamile kalındığında ikinci bebek Rh(+) kan grubuna sahip olduğu taktirde Rh(+) olan kırmızı kan hücreleri yok olmaya başlar. Bu da sağlık sorunlarına neden olur. Eğer anne adayı Rh(-) ve baba adayı Rh(+) kan grubuna sahipse ilk gebelikten itibaren antikor gelişimini engellemek için bazı önlemler almak gerekir. Artık günümüzde evlilikten önce kan uyuşmazlığı testleri yapılmaktadır.

İlk hamilelikte kan uyuşmazlığı genellikle bir sorun yaratmaz. Fakat sonraki hamileliklerde sorun olması olasılığı oldukça yüksektir. Bu nedenle 28-34. haftalar arasında kan uyuşmazlığı iğnesi yapılır. Doğumdan sonra bebeğin Rh(-) kan grubuna sahip olduğu tespit edildiğinde ise yeni bir doza gerek duyulmaz. Fakat bebek Rh(+) kan grubuna sahipse doğumdan sonraki ilk 72 saatte anneye muhakkak 2. doz iğne yapılmaktadır. Bu iğne yapıldıktan sonra ileride gerçekleşebilecek hamileliklerde herhangi bir Rh uygunsuzluğu oluşmaz. Yani çiftler kan uyuşmazlığı probleminden yüksek oranda kurtulmuş olur.

Gebeliğin ilk haftalarında ve ya herhangi bir zaman diliminde kanama gerçekleştiği saptanırsa muhakkak kan uyuşmazlığı testi yapılması gerekir. Ayrıca bebeğin de kan uyuşmazlığından etkilenip etkilenmediğini anlamak için bebekte de inceleme yapılmalıdır. İlk gebelikte genellikle olumsuz bir durum yaşanmasa bile diğer gebeliklerde bu konuda çok hassas davranılmalıdır.

Kan uyuşmazlığı sonucunda ilk gebelikte oluşan antikorlar, sonraki gebelikte bebeğe geçtiği taktirde bebeğin kan hücrelerine saldırıda bulunur. Bu saldırılar sonucunda ise kan yetmezliği gibi riskli durumlar ortaya çıkabilir. Bebekte anemi görülmesi yüksek bir olasılıktır. Anemi nedeniyle ise bebekte kalp yetmezliği, anne karnında ölüm gibi olumsuz sonuçlar doğabilir. Fakat bu önlem alınamaz bir durum değildir.

Kan uyuşmazlığında önemli olan anne adayının Rh – ; baba adayının ise Rh + olmasıdır. Aksi takdirde anne adayı Rh + ve baba adayı Rh – ise bu uyuşmazlıklarda genellikle bir sorun görülmez. Hamilelik dönemi başında eşlerin kan grupları tespit edilmelidir. Eğer bir Rh uyuşmazlığı varsa indirekt coombs testi yapılmalıdır. Gerekirse ilk gebelikte de 28. Hafta içerisinde korunma iğnesi yapılmalıdır.

Özet olarak kan uyuşmazlığı aslında bir Rh uyuşmazlığıdır. Rh (–) bir anne Rh (+) bir bebek için geçerlidir. 2. gebelikte olur. Normal kontroller yaptırılarak gerekli önlemler alındığı takdirde bu olaydan hem anne hem bebek sorunsuz kurtulabilmektedir.

Cevap bırakın