Kimyasal gebelik halk arasında sessiz düşük olarak da adlandırılmaktadır. Kimyasal gebelikte yumurtanın döllenmesi gereken şekilde döllenmemesi durumu ortaya çıkar. Kimyasal gebeliği fark etmek zordur. Kimyasal gebelik ne yazık ki birçok kadının korkulu rüyası olmuştur, yumurta döllenmesi gereken şekilde döllenmediğinde buna kimyasal gebelik adı verilir.

Ebeveynler ve daha çok anneler kimyasal gebelikten korksalar bile kimyasal gebelik sanıldığı kadar tehlikeli bir durum oluşturmamaktadır.

Kimyasal gebelik, son adet tarihinden yaklaşık 3 hafta sonra vücutta bulunan B-HCG hormonunun yüksek olması ile başlamaktadır.  Bu hormon testi pozitif çıksa da gebelik kesesi kimyasal gebelik durumunda görülmez. Düşükler genellikle ciddi bir kanama ve ya ağrılı şekilde gerçekleşir. Ancak kimyasal gebelikte bunlar görülmediği için gebelik de fark edilmez.

Ne yazık ki kimyasal gebelik adı üzerinde sessiz düşük olduğu için bu durumu yaşayan kadınların adeti biteli birkaç gün geçtiğini fakat yeniden adet görmeye başladığını zanneder.

Kimyasal gebeliklerin birçok nedeni bulunur. Bunları maddeler halinde sıralayacak olursak;

  • Kimyasal gebeliğin birden fazla nedeni vardır. Bunların başında sperm ve ya yumurtalardan gelen kromozomların birleşmesi esnasında meydana gelen kusurlardan kaynaklanan kimyasal gebelik gelmektedir.
  • Bir diğer nedeni ise ileri yaştır. İleri yaşlarda oluşan gebeliklerde kimyasal gebelik görülme ihtimali yüksektir.
  • Zararlı kimyasallara maruz kalan anne adaylarında kimyasal gebelik görülebilir.
  • Radyasyona maruz kalan anne adaylarında da kimyasal gebelik görülür.

Kimyasal gebelik anne ve ya baba adayından kaynaklı bir durum değildir. Çiftler yeniden çocuk sahibi olamamaktan korkarlar. Ancak bu korkulacak bir durum değildir. Bu nedenle çiftler yeniden bir çocuk sahibi olmak için beklemek gerektiği gibi bir düşünceye girmemelidir. Sağlıklı bir gebelik yeniden meydana gelebilir.

Ancak bu süreç içerisinde özellikle anne adayı büyük bir stres altında kalmış olacaktır. Bu da sağlıklı bir gebeliği olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle çiftler kendilerini yeniden hazır hissettiklerinde tekrar çocuk sahibi olmayı düşünmeliler. Bu hamilelik aşamasında, lohusalık ve çocuk yetiştirme aşamasında daha kararlı ve mutlu olmalarını sağlayacaktır.

Ayrıca bazı kişilerin aklına kimyasal gebeliğin kısırlıkla bir alakası olduğu düşüncesi gelebilir. Ancak bu da yanlış bir düşünce olacaktır. Kimyasal gebeliğin inferlitife yani kısırlık ile herhangi bir bağlantısı yoktur.