Tüp Bebek Tedavisinin Riskleri Nelerdir?

Tüp Bebek Tedavisinin Riskleri Nelerdir? İşte Tüp Bebek Tedavisinin Riskleri ...

0 74

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Tüp Bebek Tedavisinin Riskleri Nelerdir?

Tüp bebek tedavisi evlat sahibi olmayı hayal eden birçok çiftin bebeği olmasını sağlamış, sık tercih edilen çok avantajlı bir tedavidir. Birçok avantajının bulunmasının yanında elbet bazı riskleri de bulunmaktadır. Bu risk faktörleri kişilerin yaşına, sağlık durumuna vb. birçok koşula göre farklılık gösterebilir. Şimdi birlikte tüp bebek tedavisinin risklerini inceleyelim.

Çoğul Gebelik Riski

Doğal gebeliklerde çoğul gebelik görülme oranı 1/80 iken tüp bebek tedavisinin ardından oluşan gebelikte bu oran 1/4 ‘e artar. Bu çok yüksek bir değişimdir. Her 4 tüp bebek hamileliğinden birinde çoğul gebelik görülebilir.

Çoğul gebelik bir yandan çok mutluluk ve heyecan verici bir durum olsa da öbür yandan bazı riskler taşımaktadır. Çünkü çoğul gebeliklerde düşük, erken doğum, prematüre doğum ve ya buna bağlı ölümler, spastisite, gelişim gerilikleri, anne adayında yüksek tansiyon, şeker, operatif doğum, gebelik ve sonrasında kanama gibi bazı olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Bu nedenle tekli gebeliklerde gebelik kaybı riski %1 iken ikiz gebeliklerde %5 üçüz gebeliklerde ise %8.3’ e çıkıyor.

Neredeyse tüm tüp bebek tedavilerinde çoğul gebelik riski vardır. Ancak hepsinde gerçekleşmez. Transfer edilen embriyoların sayısı kritik bir noktadır. Embriyo kalitesi, anne adayının yaşı, eski gebelik hikayesi vb. durumlar değerlendirerek embriyo sayısı belirlenmelidir.

Overian Hipersitimülasyon Sendromu (OHSS)

Bu sendrom yumurtalıkların istenenden fazla sayıda yumurta oluşması durumuna denmektedir. OHS sendromunda fertilite ilaçlarının kullanımına bağlı olarak gelişebilen ciddi bir durumdur. Tüp bebek tedavilerinde her 100 kadından 2’sinde bu sendrom ile karşılaşılmaktadır.

OHSS, polikistik over sendromu bulunan kadınlarda daha çok gözlemlenmektedir. Tüp bebek tedavisine başlamadan önce ultrason ve kan testleri ile yapılacak olan araştırmalarda yumurtalıkların tedaviye istenenden daha fazla cevap verip vermeyeceğini yani OHSS riskinin hesaplanmasını sağlar.

Sonuca uygun şekilde de bir ilaç tedavisi ve ya doktorunuzun uygun göreceği farklı tedaviler uygulanır. Çok nadiren de görülse tedavinin iptali de söz konusu olabilmektedir. Bir süre sonra ise tedaviye yeniden başlanma şansı bulunmaktadır.

OHS sendromu ile karşılaştığınızda bazı belirtiler ortaya çıkar;

  • Karında artan şişkinlik ve rahatsızlık hissi
  • Sık sık bulantı ve kusmalar
  • Sık sık ishal
  • Koyu renkli idrar
  • Nefes darlığı

Bu durumlarda bol miktarda su içilmeli, hafif yürüyüşler yapılmalı, hareketsizlikten kaçınılmalıdır.

Dış Gebelik

Fallop tüplerinde oluşan problemlere bağlı olarak infertilite durumu oluşabilir. Bu da dış gebelik riski oluşturur. Gebelik kan testleri ve ultrason ile yakından kontrol edilmelidir. Bu oldukça büyük önem taşır. Çünkü dış gebeliklerin tıbbi bir zarar vermeden erken dönemde teşhis edilip onarılması mümkündür. Şiddetli olmadığı durumlarda ilaç tedavisi uygulanabilirken, ameliyat da bir tedavi yöntemidir.

Bu durumlarda kullanılan ilaçlara bağlı olarak baş ağrısı, sıcak basması, ruhsal dalgalanma, karında hafif dolgunluk hissi gibi oluşabilmektedir.

Tüm bu faktörlerin önüne geçmek için, tedaviye başlanmadan önce detaylı taramalar yapılmalı ve bir sorun varsa tedaviden önce giderilmeli sonrasında tedaviye başlanmalıdır. Böylece tüm bu riskler ortadan kalkar ve tüp bebek tedavisinin başarı oranı da artar.

 

Cevap bırakın